Powered By Blogger

16 Şubat 2011 Çarşamba

LADUREE 'İN MAKARONLARI

Laduree Fransa’nın başkenti Paris’in en köklü geçmişi olan çay salonlarından. Makaronları ve kendine has dekorasyonuyla Laduree artık dünyaca ünlü bir klasik miş. yani düne kadar ben bilmiodum ne yalan söliim..arkim aydınlatıı beni..
pera müzesinden cıkınca istinye parkka gittik.tabiki HM için..cok güzel bir elbise aldım yarın giyicem onu..fotosunu cekip koyucam bloguma..bekleyin anacım..
nese asıl konumuz makaronlar..istinye parkta açılmış mağazası..bende bi kutu aldım..(kutuya ayrıca para ödüyorsunuz)

 bu kutu öle normal bi kutucuk deil...özel, tasarım harikası (!) ve pahalı..burda sölenmez gidin sorun:))
şaka şaka ben bunlara toplam 33TL bayıldım..yani 6 makaron ve kutusuna..herşey meraktan walla..bi dahada almam olur biter..


çeşit çeşit ve rengerankler..tadları ise bence göreceli..


  aslında kutuda iki tane daha makaron vardı..ama yenildiler..sonradan aklıma geldi foto cekmek..


ayrıca bu şapkamıda arkim ispanyalardan getirdi..hıh

FrİDA vE DiEgOnun AŞKı

Gelman Koleksiyonu'ndan Frida Kahlo ve Diego Rivera sergisi
sadece görünüşü bile özgür ve kendi ayaklarının üzerinde durmayı bilen bir kadın olduğunu kanıtlıyor bence..çünkü o farklıydı ve çok azimliydi..resmettiği tüm eserlerinin içinde herkes için farklı yorumlanabilecek ipuçları vardı..açıkçası ben bu sergiden pek memnun ayrılmadım cünkü  fridanın en beyendiğim eserleri yoktu..ama yapıcak bişeyde yoktu..keşke tüm eserlerine yakından bakabilseydim..belkide birgün yaparım kimbilir..
                                                   frida bu adamda ne bulmuş allah aşkına..:)


                                                         benim için sergideki en önemli eser..





fridacığımın sergisinin kataloğu..bence bunu diego tasarlamış..onun kadar soğuk ve özensiz cünkü..:)
bu sergide 20 MART 2011 e kadar pera müzesinde sergilenecek..ayrıca frida resimli ürünlerde perashopta satılıoo ama biraz tuzlu..

PerA mÜzeSi

dün sabah almanya konsolosluğunda vize işlemi için randevum vardı...işten izin almıştım...en yakın arkimle cıktık yola.. anadoludan avrupa yakasına tam 1 bucuk saatte gecebildik..(hızlı bir şöför olmama rağmen)
neyseki yetişebildikte hallettim işlerimi..
hemencecik kendimizi pera müzesine attık..pera cafede güzel güzel dinlendik.. harika muffinleri var mutlaka giderseniz deneyin ayrıca hesap öderken off ne giysem blogunu takip ediyorum deriseniz %20 indirimi hemen patlatıolar size..
dördüncü kattan başladık gezmeye salonları..
Çarlık Rusyası'ndan Sahneler: Rus Devlet Müzesi Koleksiyonu'ndan 19. Yüzyıl Rus Klasikleri sergilenioo dördüncü katta..mukemmellerdi..işte çektiklerim sizin için











bu sergi 20 Mart 2011 a kadar devam edicekmiş..bence kaçırmayın..

10 Aralık 2010 Cuma

Bugün ne giydim...


Her sabah uyandığımda ne giyicem die dolabın başında durup düşünüorum..sonra da işe geç kalıcam die elime ne gelirse giyip cıkıorum..aslında bakarsanız böylece de belli bi tarzı olmayan karmakarışık giyen birisi oluyorum..bakın bugün ne giyinmişim:):):)ya da bugün elime ne gelmiş:)






elbise : sisline
hırka : network

ayakkabılarım inciden ..

bu broşu salı pazarından aldım..atkımın üstüne..şapkama aklınıza gelebilecek heryerde kullanıorum..bi dahaki gidişimde bol bol alıcam bu broşlardan..


                          şapkam şapkacıdan..çantada vakkodan..vazgeçilmezlerim..

24 Kasım 2010 Çarşamba

SENİ SAKLAYACAGIM



Seni saklayacağım inan
Yazdıklarımda, çizdiklerimde
Şarkılarımda, sözlerimde.

Sen kalacaksın kimse bilmeyecek
Ve kimseler görmeyecek seni,
Yaşayacaksın gözlerimde.

Sen göreceksin duyacaksın
Parıldayan bir sevi sıcaklığı,
Uyuyacak, uyanacaksın.

Bakacaksın, benzemiyor
Gelen günler geçenlere,
Dalacaksın.

Bir seviyi anlamak
Bir yaşam harcamaktır,
Harcayacaksın.

Seni yaşayacağım, anlatılmaz,
Yaşayacağım gözlerimde;
Gözlerimde saklayacağım.

Bir gün, tam anlatmaya...
Bakacaksın,
Gözlerimi kapayacağım...
ANLAYACAKSIN !!!!.
  
ÖZDEMİR ASAF

22 Kasım 2010 Pazartesi

eskişehir

herşey ekin ile sercanın benim arabanın bagajında unuttukları olta takımlarını almak için geldikleri 14 kasım akşamı başladı..gelirken gözdeyide almışlar bizim apartmanın önündeki çam ağacının altında önemli kararlar alma vaktinin geldiği kanaatine vardık..arife günü yani 15 kasımda bi şey yapmalıydık ama ne? herkes düşünücek ve sabaha kadar bir karar alınacaktı..
telefonum 1 saat sonra çaldı..arayan ekindi ..Eskişehire gidicez sabah 7 de seni kapıdan alıcaz hazır ol dedi..
çok heyecanlanmıştım:):):)
15 kasım sabah 8.30 da herkes arabanın içinde istanbul-eskişehir yolunda ilerlemekteydik..türkiye haritası bile alındı benzin alınırken benzin istasyonundan..
google dan eskişehir ile ilgili bilgilere ulaşıldı..meğersem ODUNPAZARI diye bir ilçesi varmışş..nese bundan sonrası çektiğim fotolar..







lületaşından yapılmış aklınıza gelebilecek herşey var...kolye uçları, yüzükler, anaktarlıklar vs.. biraz pahalılar..ama hepsi el emeği göz nuru..






odunpazarı ilçesinin sokakları gez gez bitmioo..

köfteci ahmetin köfteleri..bir bucuk porsiyon 7.5 lira...ooo bu ne ki nargile 2.5 lira..yani o kadar ucuz eskişehir:)



mutlaka devrim arabasınıda görün eskişehir garının içinde, kime sorarsanız hemen gösterir..ha bi de dalgamı geçion yerine kafamı kırıon diolar..denk gelirseniz şaşırmayın..

5 Kasım 2010 Cuma

silent hill


 Hikaye:Harry ve kızı Cheryl, Silent Hill'e doğru ufak bir gezideydiler. Harry'nin eşi birkaç yıl önce ölmüştü, o yüzden sadece o ve kızı vardı. Dışarısı çok karanlıktı ve fırtına vardı. Motosikletli bir polis memuru yanlarından geçti. Birkaç dakika sonra, bir insan silueti Harry'nin arabasının önüne atladı ve kaza yapmasına neden oldu.

Bir süre sonra, arabanın enkazı içinde uyanır. Her nasılsa, Silent Hill'e zarar görmeden varmıştır. Ama kasabada bir şeyler ona garip gelmektedir. Kasaba, baştan başa sisle kaplanmıştır ve her tarafta yankılar duyulmaktadır. Üstüne üstlük Cheryl da kayıptır. Harry, sisin içine adım atar ve önünde koşan küçük bir kız görür. Cheryl olduğunu düşünerek takip etmeye karar verir. Ama peşinden gittiği çizginin onu cehenneme doğru götüreceği hakkında en ufak bir fikri yoktur.
en sevdiğim pc oyunu..bitirememiştim..:):)
pc oyunun filmi bile yapıldı ..ama ben çok sevmedim..

akira yamaoka -room of angel
akira yamaoka -silent hill
akira yamaoka -always on my mind

oyunun müzikleri  çok başarılı..tavsiye ederim bir ara kulak verin!!